Şükür’de ahlak ne gezer!..
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç, Takunya Libidocusu on Şubat 25, 2012
Milletin vekili Hakan’ı Şükür’ün avukatları açıklama yaptılar…
‘’Müvekkilimizin Tv’de yorumculuk yapmasının önünde hukuki bir engel yoktur’’ dediler.
CHP’li Muharrem İnce, ince ince dokundurmaya devam etti…
‘’Gel gelebiliyorsan Yüce Meclis’e, kozlarımızı paylaşalım…’’
Bir türlü gidemedi adam iyi mi?..
Zaten usta’da, Kılıçdaroğlu’nun; ‘’gel gelebiliyorsan’’ tekliflerine sırt çevirmişti.
Unutan okuyuculara hatırlatmak gerek.
Türban takmadığı için karısını sürekli dövdüğü iddia ediliyordu Hakan’ı Şükür’ün.
Boşandığı eski eşi Marmara depreminde vefat etmişti.
Kendisine sormuştum; eşine bir fahita okuttun mu?..
Kelimesi kelimesine aktarıyorum; ”Salak fatih okunur okutulmaz hahaha salaaaaak imansiz gerzekalı’’ diye cevaplamıştı… (yolladığı e-postayı saklıyorum, isteyene ileti yapabilirim)
Şimdi öğrendik ki; Tv’de yorumculuk yapmasının önünde hukuki engel yokmuş…
Diyeceksiniz ki; hukuki engel yok ama ya ahlaki engeller?..
Orasını hiç sormayın bu adama…
*
Zaten laik Cumhuriyeti böyle dilim dilim ettiler…
Bütün hukuki engelleri kaldırarak…
Ahlakın, erdemin olmadığı yerde, Hakan Şükür gibilerinin olmasını yadırgamayın.
Şükür etsin Hakan’ı Şükür, yüzde 50 hâlâ şükür uykusunda.
Cem Akkılıç
25 Şubat 2012
İletişim için;
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/
Facebook sitesinde açılan Cem Akkılıç profilleri sahtedir. Sahtekâr şakirtlerin oyunlarına gelip kimse bu tuzağa düşmesin. Benimle iletişime geçmek için e-posta adresimi kullanın lütfen. cemakkilic@cheerful.com
Son kale…
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç on Kasım 11, 2011
Sevgili Atatürkçü dostlar, hepimizin uzun süredir bildiği gibi iktidar yakın zamanda internete filtre koyacak. Son kale böylece düşürülmüş olacak! Yakında cilalı taş döneminin karanlık çağına dönersek hiç birimiz şaşırmayalım. (Yakında bir Afrika ülkesi olan Senegal’e gideceğim. Orada bile internet sansürlü değil)
Geçenlerde iktidar tarafından susturulan muhalif gazeteci Tufan Türenç bu konuda bir twitt yazmış, AKP’nin harıl harıl bu konuda çalıştığını belirtmişti.
İktidar bu sansürlemeyi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir ileri demokrasi(!) anlayışıyla yapacak. Dinciler, gavur icadı dedikleri teknolojiyi sonuna kadar kullanıyorlar ama aynı zamanda da korkuyorlar.
AKP yargıyı, emniyeti, eğitimi, yazılı ve görsel medyayı ele geçirip devşirdikten sonra örneği dünya tarihinde görülmemiş biçimde; muhalifleri, ulusalcıları, parasız eğitim isteyen öğrencileri, teröristlerin belası subayları, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nde ulusal çıkarlar açısından kilit noktalardaki değerli komutanları susturup, esir almayı başardı.
Atatürk’ün şanlı ordusu üç kuruşluk kırık cd’lerle tek mermi atılmadan esir edildi.
Şimdi sıra, benim son ve en büyük kale olarak gördüğüm internete geldi.
Dizilerle uyuşturulmuş, internette tavla oynaması istenilen gençlerin apolitikleştirilmesi hedefleniyor. Çünkü milyonlarca vatanseveri zindana tıkamayacaklarını biliyorlar. Buna göre, onları susturmak en mantıklı hamle. Yazılı ve görsel basını yüzde doksan ele geçiren iktidarın tek kâbusu kaldı; internet! Son kale, yani sizlerin internetteki çabaları, onların en büyük korkusu haline geldi.
AKP’ye oy verenler 678 lira maaşla nasıl geçiniyorlar? Ülkede hırsızlık ve fuhuş korkunç boyutlara yükseldi. Cinnet geçiren işsiz kocalar karılarını ekmek bıçağıyla doğrayıp öldürüyorlar. Müslüman bir ülkede olanlara bakın!..
Kemalizm sayesinde; Türkiye’de ezanlar hiç susmamıştı, oruç tutanlar dayak yememişti. İsteyen istediği gibi ibadetini yapabilmişti. Ama bütün bunlar yobaza yetmedi… O, karanlık çağlara dönme arzusuyla Atatürk’e savaş açtı…
Dini kullanan ve sömüren iktidarlar, insanların özgürce yazıp konuşmalarını hiçbir zaman istemediler. Onlar için düşünce de özgür insan değil, güdülen ve sorgulamayan garibanlar gerekliydi.
Uzun zamandır söylediğim bir söz var; eninde sonunda AKP’ye oy veren, bir paket makarna-kömüre, cennette arsa vaatlerine kandırılan insanlarımızda gerçeği görmeye başlayacaklar.
Demokratik yollardan bu iktidar sepet havası alıp gittiğinde, Türkiye’nin tam olarak ne kadar hasarla kurtulduğu o zaman ortaya çıkacak.
Yaralı-bereli cumhuriyeti yeniden Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti haline getirmek bizlerin ilk işi olacak.
Sıradan bir vatandaş olarak; bizlere 29 Ekim bayramını bile çok gören iktidardan kurtulduğumuz günü ikinci Cumhuriyet bayramı olarak kutlamayı öneriyorum.
Her savaşın ve mücadelenin sonunda olduğu gibi; yine vatanseverler kazanacak!.. Ve uyuyanların uyandırılması için son kale hayati derecede çok önemli!..
Cem Akkılıç
12 Kasım 2011
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/
Yargı süreci
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç, Takunya Libidocusu on Ekim 26, 2011
Vatandaşın birisi 2010 yılının Mart ayında blogumu şikayet etmiş. Hakkıdır, her vatandaş gidip şikayet edebilir. Dava 2012 yılının neredeyse ortalarında görülecek… Şikayetçi vatandaş sanki benim kalemimden çıkmış gibi öylesine hakaretler savurmuş ki, tam bir buçuk sayfa… Okurken hem güldüm hem de derin derin düşündüm; ben o kadar küfürü ne zaman yazdım diye… Öyle cümle düşüklükleri var ki, kendimi zorlasam yazamam o kadar çirkin şeyleri.
Türk yargısı tamamen elden gitmiş diyen kesimi haklı çıkartacak türden bir durum.
İşin en enteresan tarafı, Araplara hakaret ettiğim gerekçesiyle de dava açılmış!
Savcılık o iftiraları sadece şikayet edenin lafına bakıp delil olarak göstereceği yerde, keşke blogumu inceleseydi, o zaman sanıyorum dava açmaya gerek görmezdi. Çünkü Takunya Libidocusu’nda İslam’a hakaret yok! Hatta sitede en basitinden; bir ULAN kelimesi bile yok. Ve hatta Takunya Libidocusu içerisinde öne çıksın diye, arkası sarı fonlu, peygambere küfür ettirmem, edene izin vermem şeklinde yazdığım yazı da var.
Diyeceksiniz ki; ya o hakaretleri yazıp sonra sildiysen?
Bunun kolayı var. Türk yargısı, bir blogspot sitesinin içeriğini, sahibi tarafından silinmesi durumunda bile blogspotun patronu Google’a bir istek yollayarak anında öğrenebilir.
Bir örnek vermek gerekirse; şimdi ben Takunya Libidocusu’nun bir tarafında hakaret edip, beş dakika sonra silsem, Google o yazının kayıtlarını yıllarca tutacağı için istenildiği taktirde gerekli mercilere sunar. Fakat nedense savcılık bu işlemi yapmayarak hem 1.5 yıl önce bilisayarıma el koydurdu hem de şikayetçinin iftirasını incelemedi.
Fakat kimsenin kuşkusu olmasın; yargı süreci önümüzdeki yılın ortalarına doğru başlayacak. Gerçek kanıtlarla, belgelerle kendimizi Türk mahkemeleri’nde savunacağız ve asla hakaret etmeden Yüce kurtarıcımız Atatürk‘ün bizlere verdiği emirler doğrultusunda mücadelemizi fikir özgürlüğü kapsamında sürdüreceğiz.
ATATÜRKÇÜYSEN BEDEL ÖDEMEYE HAZIR OL
Ne enteresan, Takunya Libidocusu‘nda tek bir küfür yokken, Türban’ı savunan cahiller her tarafta ağıza alınmayacak küfürler ediyorlar şahsıma. Özellikle Kürt-İslamcılar… Hepsi belgeli-kanıtlı, kabak gibi meydanda…
Biz de hukuku arıyoruz ama henüz bulamadık.
Atatürk’e hakaret etmenin katalog suçlara girdiğini biliyordum, biliyordunuz… Ancak öğrendim ki, hiç bir yaptırımı yokmuş. Atatürk’e küfür eden bir site görürseniz, değerli vaktinizi harcayıp savcılığa gitmenizi tavsiye etmem… Yargıyı oyalamayın derim!..
Neden mi?..
Yakşalık 4 önce, hem şahsıma hem de Yüce Atatürk‘e ağır hakaretler eden com uzantılı ve Almanya çıkışlı bir siteyi savcılığa şikayet ettim. Savcı dilekçemi okuduktan ve kanıtlara baktıktan sonra gereğinin mutlaka yapılacağını söyledi. P*ZEVENK Cem Akkılıç başlıklı bir de yazı var sitede.
Neredeyse 5 ay oldu… Değişen bir şey yok…
Atatürkçüyseniz ve bu konuda meşhur olmuş yazılarınız varsa, eninde sonunda bir şekilde bedel ödersiniz. Bu kaçınılmazdır. Bu bedel, bugün maddi ve manevi olabilir, hatta yarın, canınıza kast edilebilir.
Cem Akkılıç 24 Ekim 2011
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/
Cem Akkılıç Twitter
Cem Akkılıç ismine hakaret eden yobazlara uyarıdır
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç on Ağustos 27, 2011
Türbancı Kürtler hakkımızda gene küfürlü sayfalar oluşturmuşlar. Hiç zaman kaybetmeden Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Eğer bu siteleri yurt dışından açıp, bize bir şey olmaz mantığı ile hareket ediyorlarsa onlara kötü bir haberim var. Savcı ile yaptığımız görüşmelerde, böyle bir durumda sitelerin Türkiye’den erişime kapatılacağını öğrendik. Gerçi her iki durumda da kapatılacaklar. Türkiye’de oldukları tespit edildiğinde gereken cezalara çarptırılacaklar.
Ayrıca Cem Akkılıç ismini kullanıp hakaret sayfaları açanların yazılarına yorum yazanlarda tespit edilecek. Hepsi hakkında tek tek yaptırım uygulanacak. Soytarının birisi sırf şahsıma ve Yüce Kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’e ağır hakaretler etmek için sözde haber sitesi açmış. Onca küfürü edip, ardından Kadir gecenizi kutlarız diye ayrı bir başlık atmışlar. Dincilerin ne kadar şapşal olduklarına güzel bir örnek elbette. Bir de bu aptalların açtıkları sayfaların hiç birisinde isim yok. Bu kadar korkak olmalarına hiç şaşırmıyorum aslında…
Meydanı boş bulduklarını sanan bu ilkel yobaz güruh, zannediyor ki; biz AKP’yi eleştiriyoruz diye şikayetçi olamayız, hakkımızı arayamayız, savcılığa gidemeyiz… El mi yaman yoksa bey mi yaman göreceğiz. Bundan sonra Cem Akkılıç ismini kullanıp, hakaret içerikli sayfalar açacak olanlara bir uyarıdır bu yazı.
27 Ağustos 2011
Akıllı ol Cem Akkılıç diyen şarlatana…
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç on Temmuz 17, 2011
Yobazın biri kendince bir site açmış. Bol bol Atatürk’e hakaret ediyor. Kimdir, necidir belli bile değil. Sitesinin reytinglerine baktım, günde yirmi ziyaretçisi yok. Haber sitesi diye başlık atmış ama ne ismi var herifin ne cismi…
Akıllı ol Cem Akkılıç diye başlık atıp, yarı Arapça yarı bozuk Türkçe ile bir şeyler karalamaya çalışmış.
Etraf bu ve bunun gibi aptallarla doldu. Yazısının, pardon hakaretlerinin sonuna; Cem Akkılıç bu sana attığımız tokattır diye not düşmüş.
Dikkat ediyorum İslamcıların tamamına yakını ya sahte isimlerle profil açıyorlar ya da açtıkları sayfalarda isimleri olmuyor. Ehh isimleri olmayınca da bunları korkak zibidiler sınıfına havale ediyorum.
Akıllı ol Cem Akkılıç diye başlık atıp, tehdit ve hakaretler savuracağına çıksa adam gibi karşıma, karın ağrısı neyse anlatsa keşke.
Hayır, bu tiplemeler bunu yapamazlar. Böyle bir şeyi beklemek saflık olur…
Muhtemelen Cemology sitemde yazdığım bir yazı, bu yobazcığı fena hoplatmış, midesine oturmuş olmalı… Aklıma başka bir şey gelmiyor…
Yobazımız bu yazıyı okuyacağı için, ona buradan bir mesaj yollayalım. Bak yobaz kardeş, AKP’ nin İktidar olduğu bir dönemde, Atatürkçülerin birer ikişer zindana tıkıldığı, Ergenekon mahkemelerinde hukuku işletmeye çalışan dürüst yargıçların ölümle tehdit edilip sürgüne yollandığı şu zamanlarda sen ve senin gibi Arap yalakası yobazlar neden isimlerinizi gizlersiniz hiç anlayamam. Genetik yapınıza işlemiş olan pısırıklıktan kaynaklanan bir durum ise, bir şey diyemeyeceğim.
Ancak Atatürkçüleri kabus gibi gördüğünüzü sağır sultan bile biliyor…
En azından bir taneniz çıkında isminizi falan yazın. Korkmayın Cem Akkılıç sizi yemez… Sizi tarih boyu yiyen korkularınız oldu…
Şimdi yazımın sonuna senin yaptığın gibi; bak nasıl tokatladım falan diye yazmayacağım. Seni zaten Allah tokatlamış…
Haydi, sana iyi zırvalamalar…
Cem Akkılıç
17 Temmuz 2011
Türbancı yobazlar
Posted by cemakkilic in Uncategorized on Temmuz 14, 2011
Bir takım Türbancı yobazlar, sağda solda özellikle Facebook sitesinde ismimi kullanarak profiller açıyorlar. Bu yobazların en büyük özellikleri, tamamına yakınının sahte isimlerle internete giriş yapmaları.
Cem Akkılıç ismi bunlara fena halde battığı için, bu aptallar ne yapacaklarını şaşırdılar. İsmimi kullanıp p.orno sayfalar açmaları ise ne kadar sapık ve aciz olduklarını gösteriyor.
Yobazlara Takunya Libidocusu sitemden gereken cevapları veriyorum.
http://takunyalibidocusu.blogspot.com/
Takunya Libidocusu hastalığı
Posted by cemakkilic in Takunya Libidocusu on Haziran 16, 2011
Saça ve kıla kafayı feci derecede takmış olanların yakalandığı bir hastalıktır. Tedavisi mümkündür ancak hasta uzun süren bir karantina döneminden geçirilmelidir. Oksijenden ve güneş ışığının yararlarından mahrum kalan kafalarda, kıl dökülmesi ve deri hastalıkları görülür. Ekşi ekşi çürük yumurta gibi koku gelmesi bu yüzdendir. Takunya Libidocusu oldukça vahim bir hastalıktır. Hastalığın başlangıç aşaması ve erken teşhis, tedavi için çok önemlidir.
Bölgeseldir: Yoğun olarak ülkemizi etkisi altına almıştır. Türkiye’de şu an itibariyle her beş kadından ikisi bu hastalığın pençesinde kıvranmaktadır. Malezya’da bazı bölgelerde görülse bile ülkemize özgü bir salgındır. Arap yarımadasına uğramamıştır.
Hastalığın kaynağı: ABD `nin Filedelfiya eyaletinde yaşayan yaşlı ve sürekli ağlayan garip bir maymundan yayılmıştır. Sinsi bir şekilde yayılma göstermiştir. Bulaşıcı ve zorlayıcı etkisi vardır.
Cem Akkılıç
Takunya Libidocusu tedavi edilebilen bir salgın hastalıktır.
Tedavi Merkezimizin internet adresi;
http://takunyalibidocusu.blogspot.com/
Cem Akkılıç mesajı
Posted by cemakkilic in Cem Akkılıç on Haziran 16, 2011
Yüce kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda, ülkemizi savunmak için daima var gücümüzle çalışacağız. Hiç kimse yüreğimizden bu sevgiyi kopartıp atamadı ve atamayacak. Düşmanlarımız bugün güçlü gibi gözükebilirler! Hiç kimse heveslenmesin, Türkün gücü dünyaya yeter.
Ne mutlu Türküm diyene.
Cem Akkılıç
17 Haziran 2011
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/















